
Yönetmen Martin Scorsese’in yönettiği “Shutter Island-Zindan Adası”nda, Massachussets sahili açıklarındaki bir adada suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanedeki bir katilin esrarengiz şekilde kayboluşunu soruşturmakla görevlendirilen Teddy Daniels (Leonardo DiCaprio) ve Chuck Aule (Mark Ruffalo) adlı iki polisin baş döndüren hikayesi konu ediliyor. devamını oku…

Bir saatiniz var ve ruh ikizinizi bulana kadar geri saymaya başlamışsa, ruh ikizinizi öğrenmek istermiydiniz? Filmin merak konusu da bu işte… Sıkılmadan zevkle izleyeceğiniz güzel bir film.. devamını oku…

17 yaşındaki Meryem’in, perişan ve baygın halde, bir göl kenarında bulunmasıyla başlar film. Doğuda bir köyde yaşayan ailesi kızlarının bir namussuzluk yaptığını düşünerek töre gereği öldürülmesine karar verir. Öldürme görevi ise yakın akrabası Cemal’e verilir. Tanınmış bir sosyoloji profesörü olan İrfan Kurudal, yaşadığı derin kimlik bunalımının da etkisiyle İstanbul’daki hayatını geride bırakıp yelkenli teknesiyle denize açılır. Çıktıkları ölüm yolculuğunda, Meryem ve Cemal’in yolları, Profesör İrfan Kurudal’la beklenmedik şekilde kesişir. Her biri özgürlüğe ve ikinci bir şansa doğru yola çıkan bu üç kişi, mutluluğu aradıkları bu yolculukta kaderlerini yenebilecek midir? devamını oku…

Film, bir polis, bir tezgâhtar, bir öğretmen, bir seyyar satıcı ve 11 yaşında bir çocuğun, yaşamla, ölümle ve aşkla iç içe geçen hikâyesini anlatıyor.Çekimleri İstanbul’un ardından Afyon ve Eskişehir’de mayıs sonuna kadar devam eden ‘Beş Şehir’in yönetmenliğini Polis filmiyle tanınan Onur Ünlü, görüntü yönetmenliğiniyse Meleğin Düşüşü ve Beyaz Melek gibi filmlerin ödüllü görüntü yönetmeni Eyüp Boz üstleniyor.. devamını oku…

Beyaz perdeye 2005 de girmiş olan savaşcı nomad tarih ve savaş sahneleri ile karşımıza çıkıyor.Kazak boylarının topraklarını geri alma çabalarını anlatan kahramanlık dolu bir tarihi filmi… devamını oku…

Hayatı boyunca tetikçilik yaparak hayatını kazanan Bülent, iki oğlunun gözleri önünde eşini öldürmüştür. Bu çocuklardan Duman, acısını içine gömüp hiçbir şeyi hatırlamak istemezken, fakat Barut olayları sorgulayarak yaşadığı travmanın üstüne gider. Yıllarca hapis yattıktan sonra iki oğluyla aynı evde yaşamaya başlayan babayla oğulları yüzleşir ve sevgisizliğin onları ne hale getirdiği açığa çıkar. devamını oku…

Dergi editötü Cynthia Tamberline, yeni görevi için Slow Creek’e gider. Burada bulunan bir dilek kuyusunun insanların dileklerini yerine getirildiğine ummaktadır. Bunu araştırmaya başlayan Cynthia, dul bir baba olan Mark ile tanışır. Ona ilgi duymaya başlayan genç editör, dilek kuyusunda bir dilekte atar ve hayatı bir anda değişir. Dileğinin gerçekleştiğine inanamayan genç kadın için bütün bunlar bir rüyadan iabaretmidir? İyi seyirler.. devamını oku…

19. yüzyılın sonlarında geçen filmde ödül avcısı olan Jonah Hex, Voodoo büyücüsü olan Quentin Turnbull’un izini sürüyor. Turnbull’un amacıysa Güney müteffiklerini ölümsüzler ordusuyla birlikte serbest bırakmak. Western’in yanı sıra aksiyon, gerilim ve dram gibi bir çok türe göz kırpan film oldukça merak uyandırıyor. devamını oku…

senaryosu, kurgusu, oyunculuklari ve muzikleri ile ferzan ozpetek’in en guzel filmidir mine vaganti. Filmin ana temasi escinsellik gibi gorunse de en zevkli tarafi alt metinlerin dikkatli okunmasi. Babaannenin verdigi hayat mesajlari. Mutlu olmak istiyorsan baskalarinin sana dayattiklarini degil kendi istediklerini yasaman gerekir. Sonrasinda, turkler ile italyanlar ne kadar da cok benzesiyormusuz diyorsunuz.Ben escinselim diyen cocugunu evlattiktan reddeden bir baba, acaba insanlar duymus mudur korkusuyla sokaga bile cikmak istemeyen bir aile, doktor gorunce acaba bunun tedavisi var midir diye soran, ama yine de ogluna karsi komsularin igneli saldirisina karsi kalkanlarini acan bir anne, evde olup biten her seyin farkinda olan ama asla sesini cikarmayan ve torunlarini surekli koruyan bir babaanne. Ve en guzel yanlarindan biri ferzan ozpetek icin kliselesmis sezen aksulu bir soundtrack. Filmin en guzel yerinde en guzel sesiyle cikiyor karsiniza… devamını oku…

IMDB Puanı:8.0 – 10
Yapım:2009 – Almanya – Avusturya – Fransa – İtalya
Tür:Dram – Gizem – Suç
Yönetmen ve Senaryosu:Michael Haneke
Yapımcı:Margaret Ménégoz – Veit Heiduschka – Andrea Occhipinti – Stefan Arndt – Michael Katz
Görüntü Yönetmeni:Christian Berger
Süre:2 saat 24 dk
Gösterim Tarihi:30 Nisan 2010
Başrollerdeki Oyuncuları:Ulrich Tukur – Susanne Lothar – Leonie Benesch – Steffi Kühnert – Burghart Klaubner
Haneke bu kez, Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde bir Alman kasabasında yaşanan gizemli olaylar üzerinden, suçun ve cezanın şiddetine odaklanıyor. Köyde işlenen suçların bir numaralı zanlısı köyün çocukları… Dayakla cezalandırılan, mastürbasyon yapmasın diye gece elleri bağlanan, babalarının tacizine uğrayan suçlarını unutmasınlar diye ellerine beyaz bant bağlanan bu çocukların yüzleri ser veriyor sır vermiyor. Film bu donuk yüzleri ardındakine ulaşamadan sona erse de, yeni neslin gözlerinden okunan korku bir toplumsal değişimin eşiğinde, ürkütücü bir işarete dönüşüyor. devamını oku…